www.kemaloruc.net

Dayanışma Sayfası

Dayanışma Sayfası


Sevgili dostlar, merhaba.

Öğretmenlikten 657’yle ihraç edildim. Artık çocuklarımla drama dersleri yapamayacağım.

Seslerimizi birleştirerek hep birlikte cevap verelim istedim.

Yorumlarınızı paylaşırsanız çok mutlu olurum.

Dayanışmayla…

#OyunaDevam

BASIN AÇIKLAMASI


YORUMLAR


Fahrinisa: “Bu güne kadar gördüğüm en üretken ,en çalışkan değerli bir öğretmenlerden birisin…Çocuklar sensiz çok şey kaçırdılar…Ama çalışmaya, üretmeye devam….” (22 Kasım, 21:04)


Eva Özyurt: “Susturulmanın şekli duymak istenmeyenler için uygulanan yöntemdir. Ne olursa olsun Allah doğrudan yanadır. Sabır.” (22 Kasım, 22:21)


Ayşegül: “Hocam bizler hiç 657 olamayan özel okullarda drama dersinin gerekliliğini anlatmaya çalışan drama öğretmenleri olarak sesimizi birleştirip yükseltmeliyiz. Bu konuda sizi sonuna kadar destekliyorum.” (22 Kasım, 22:24)


Cansu Gamze Aşıkoğlu: “Haksız yere ihraç edilen, çocuklarından ayrı tutulan, başarılı bireyler olmadan önce iyi birer insan olmak için çocuk yetiştiren bütün güzel insanlar en kısa süre de umarım çocuklarınıza kavuşursunuz.” (22 Kasım, 22:32)


Hakan Keleş: “Sanatçı, her görüşü sahnede sergiler; izleyici beğense de beğenmese de. Öğretmen, farklı görüşleri öğrencilerine anlatmak zorundadır. Anlatmak suç olmamalı, anlatılmaması suçtur. Farklı düşünüyorsunuz diye hiç bir öğretmeni ihraç edemezsiniz. Edilirse düşünce özgürlüğü yok olmuş demektir; düşünmeyin, sorgulamayın demektir. Bundan sonra devlet okullarında olmasa bile farklı sahnelerde öğretmenliğini göstermeni ve dört duvar arasında değilde Türkiye’nin dört bir yanında öğretmenliğini amaç olarak benimsemelisin. Yolun açık olsun. Uzun ince yolda gidiyorsun, gündüz gece…” (22 Kasım, 22:39)


Yunus Emre Berber: “En genç öğrencilerinden biri olarak söyleyeceğim, söyleyeceklerimi. Çok uzun süreli bir tanışmışlığımız olmasa da Kemal Hoca’nın dersine verdiği önem, kıymet – tiyatroya verdiği gönlü, popüler kültüre karşı direnişi her hali ve tavrından şüphesiz açıktır. Ülkedeki en büyük sıkıntılardan biri olan eğitim ve öğretimi “yaratıcı drama” dersleri ile kalkındıran ve yıllardır gönül verdiği okuldan ihraç edilmesi, yapanların ve emeği geçen herkesin şapkalarını önüne alıp düşünmesi gereken bir olaydır.” (22 Kasım, 22:45)


Burcu Ant: “Merhaba hocam. Bu ülkenin de bu dünyanın da daha aydınlık günler görebilmesi için sizin gibi nitelikli öğretmenlere, sanatı bir eğitim aracı olarak kullanabilen değerli insanlara ihtiyacı var. Özgürlükleri kısıtlayarak, kendi renklerinde olan kişileri toplumda bir yere getirerek amaçlarına ulaşabileceklerini sanıyorlar. Ama bizi bitiremeyecekler inanıyorum! Sizin silahınız sanatınız hocam. Dünyanın bütün her yerine ulaşabilen bir silah bu. Sizin bu sanatınızı, bu yeteneğinizi susturamayacaklar. Ve sizin her yerden binlerce çocuğunuz olacak yine. Güç sizde hocam, güç bizde! Güç sanatta! Güç tiyatroda, müzikte, içinde aşkın olduğu her şeyde güç! Yolunuzda hiç durmadan hep üreterek yeniden öğretip yeniden öğrenerek geçireceğiniz mavi günleriniz olsun. Bizim ve bu ülkenin size ve sizin yetiştireceğiniz öğrencilere ihtiyacı var! Oyuna devam! Mavi ile düş ile aşk ile…” (22 Kasım, 22:48)


Füsun Demirel: “Sevgili Kemal, 3 yıl oldu… Ben de bir çeşit ihraç yaşadım… Çok sevdiğim mesleğimi kamera önünde yapabilmemin önü kapandı… 3 yıl ekranlardan uzak geçti… Duygularını çok iyi anlayabiliyorum. Ama yalnız degiliz.. Çok sayıdayız.. Pek çok… Bizi mesleklerimizi yapmaktan alıkoyma güçleri olamayacak… Bu topraklarda hep birlikte üretmeye devam edeceğiz… Yeter ki, birbirimizin sesi, nefesi olalım… Yalnız olmadığımızı gösterelim… Biz suda balık, havada kuş, toprakta karıncayız… (22 Kasım, 23:10)


Gökhan Harbiyeli: “Sevgili hocam; değerli çalışmalarınızı yakından takip ediyor ve bu ülkeye fayda sağlayan sizin gibi insanların desteklenmesi gerektiğine sonuna kadar inanıyorum. Bu sürecin de bir yanlışlık eseri yaşandığını da ihtimaller içerisinde değerlendiriyorum. Kısa sürede bu yanlıştan dönülmesi ümidiyle. Sizin gibi canla başla çalışan, daima üreten, çocuklarımızın geleceğini kendine dert edinen ve ışık tutan, ülkemizin sanatsal altyapısının gelişiminde taş üstüne taş koymaya uğraş veren sizin gibi emekçi ve en önemlisi iyi insanların yüreğinden öpüyorum. Yanınızdayız, yanınızdayız, sonuna kadar yanınızdayız…” (22 Kasım, 23:12)


Dersim Munzur: “KHK’lı onca öğretmen keyfi kararlarla mesleğinden oldu intihar ederek yaşamından vazgeçti, içeri girdi, depresyona girdi, çevreleri tarafından dışlandı. Kimisi üretmeye devam ediyor. Direnç gösteriyor onca baskılara rağmen. Siz de bunun bir parçasısınız, üreten ve mücadeleye devam edenlerden. Aydınlık yarınlar için kalem tutan elleriniz, belki de binlerce çocuklarınıza ulaşacaktır. Susturamayacaklar. Güzel yüreğiniz, hep dirençle kalsın. Yalnız değilsiniz.. Üretmeye devam..” (22 Kasım, 23:45)


Özlem: “Güneşli günler göreceksiniz, çocuklarınızla.” (23 Kasım, 00:57)


Efe Pişirgen: “İstiyorlar ki üretmeyelim, oturalım, susalım, etliye sütlüye karışmayalım. Ot gibi gelip, ot gibi yaşayıp, ot gibi gidelim. Kemal Hocam bunların tersini yaptığı için olmayan bir nedenden dolayı hiç olmayacak bir kararla Öğretmenlikten ihraç edildi. Devrim Arabaları filminde çok sevdiğim tümce vardır; ‘Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmaz.’ ve başka bir söz daha var; ‘Meyve veren ağaç taşlanır.’ Kemal Hocamın başına gelenin tam karşılığı bu iki sözdür benim için.” (23 Kasım, 00:59)


Eren Nur: “Kemal Hoca; ögrencilerine her zaman farklı perspektiflerden bakmayı, düşünmeyi öğretmiştir. Onun gibi biri öğretmenim olduğu için çok şanslıyım, hayatımda paha biçilemez bir katkısı vardır. Onunla bir sürü derse girdim, dört sene kulüp çalışmalarında yer aldım ve kendisi öğrencilerine bir farkındalık kazandırma çabasında olan biriydi hep. Hayvanseverliğimde, doğaya ve insanlara saygımda çok büyük bir rolu var. İyi ki var! Umarım daha fazla insana dokunabilir.” (23 Kasım, 07:46)


Ali Sevince: “Üretkenliğiniz, emeğiniz ortada ve insanlar tarafından kabul görüyor. Bunu yaşıyor olmanız bir ayrıcalık. İnsanlara ışık tutmaya olan inancınız ve tutkunuz bundan sonra da değişmeyecektir. Haklılığınızın bir an önce kanıtlanması dileğine ile.” (23 Kasım, 07:53)


Onur Kocatürk: “Sizin gibi bir öğretmen, öğrencilerine yaratıcılığın sadece sahnede değil her türlü koşulda her yerde ortaya çıkabileceğini bir başka biçimde gösteriyor. İyi ki varsınız.” (23 Kasım, 11:20)


Serdar Erbaş: “Sevgili hocam… Tarihi yazan da tarihte anılanlar da sizlersiniz. Baskıcı her dönemin sonunda, baskıcı rejimler tarihin sayfalarına gömüldü. O süreçte baskılardan nasibini almış özgür, sevgi dolu, emekçi insanlarsa toplumsal iadei itibarla gasp edilen haklarına kavuştu. Yine öyle olacak. Ne perde kapanır, ne bağlama susar, ne de kalem kırılır. Nasıl ki Ahmet çıktı yine yazdı; Kemal de okuluna döner, öğrencisine kavuşur. GÜZEL GÜNLER GÖRECEĞİZ GÜNEŞLİ GÜNLER Güzel günler göreceğiz çocuklar Motorları maviliklere süreceğiz Çocuklar inanın, inanın çocuklar Güzel günler göreceğiz, güneşli günler Motorları maviliklere süreceğiz Hani şimdi bize Cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır, Yalnız cumaları, yalnız pazarları Hani şimdi biz bir peri masalı dinler gibi seyrederiz Işıklı caddelerde mağazaları, Hani bunlar 77 katlı yekpare camdan mağazalardır. Hani şimdi biz haykırırız Cevap: Açılır kara kaplı kitap: Zindan Kayış kapar kolumuzu Kırılan kemik, kan Hani şimdi bizim soframıza Haftada bir et gelir Ve, çocuklarımız işten eve Sapsarı iskelet gelir Hani şimdi biz İnanın, güzel günler göreceğiz çocuklar Güneşli günler göreceğiz Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar Işıklı maviliklere süreceğiz Çocuklar inanın, inanın çocuklar Güzel günler göreceğiz güneşli günler Motorları maviliklere süreceğiz NAZIM HİKMET RAN” (23 Kasım, 16:02)


Gül Fulya Yüksel: “Sizin bileğinizi kolay kolay kimse bükemez! Daha nice güzel dersler yapacaksınız çocuklarınızla birlikte. Her zaman yanınızdayız. Sevgilerimle…” (23 Kasım, 16:07)


Ercan Öztürk: “Yanınızdayız Kemal hoca. Merak etmeyin bu zihniyet çok yakındır ki kaçacak delik bulamayacak.” (23 Kasım, 19:35)


Ahmet Akkış: “Baskılar la aydınların sanatçılar ın susmayacağını bal gibi bilirler ama acizliklerinden kanatmak isterler anaKANAYAN yüreğimiz söz olur nota olur resim olur sahne olur dağılır başka yüreklere… Sevgiler.” (23 Kasım, 20:27)


Fırat Sen: “İnsanların siyasi görüşüne, kökenine, ırkına, yaptığı yorumlara, dinine ve diline bakarak ihraç ettiğiniz için hiçbir zaman doğru şeyler yapmayacaksınız. Bu yanlışlar elbet bir gün biter, insanları sonsuza kadar yaptıkları işten alıkoyamazsınız, hele ki, çocuklarla çalışmış, hayal gücü üst düzeyde olan, işini severek ve hakkını vererek yapan bir insanı ihraç etmekle onu işinden alıkoyacağınızı sanıyorsanız daha çok yanılacaksınız demektir. Hayallerine ulaşmak için çok çabalayan bir insanı, daha dün insanların verdiği oylarla geldiğiniz basit bir koltuğun tepesinden, saçma sapan cehaletinizin arkasına sığınarak onu hayallerinden ve işinden uzaklaştıramazsınız. Adam kayırmayla, torpille, yağcılıkla, paraları ortalıkta saraylar yaptırarak harcamakla anılan bir avuç insanlar olarak gün gelir bunların hepsinin hesabını verirsiniz, işte o zaman var olan devlet değil hayaller olacaktır. İhraç edilen, görevden alınan, muhalif diye işkence yapılan bir ton insan elbet bir gün karşınıza çıkacaktır. O günlerin gelmesi ümidiyle…” (23 Kasım, 21:26)


Mehmet Selim Acar: “Hocam üzülmeyiniz, aydınlık ve demokrasiye giden yol dikenli ama şerefli doğru bir yoldur. Bilim ve sanatan korkanları da anlamak lazım çünkü bilim ve sanat insanları aydınlatır, cehaleti azaltır, cehalet azalınca bazılarının saltanatı yıkılır.” (23 Kasım, 21:34)


Filiz: “Kemal, gördüğüm, tanıdığım en iyi drama hocası.. Üretken, düşünen, sorgulayan, öğreten, sevdiren ve dönüştüren bir özelliğe Eğitmen.. İyi ki var! Hep olsun!” (23 Kasım, 21:35)


Engin Dalbudak: “Sevgili Kemal hocam! 15-16 yıldır sizi beğeni ile takip ediyorum. Gelişim ve olgunlaşma sürecinize uzaktanda olsa şahidim. Okullarda çocuk tiyatrosuna çektiğiniz dikkatler, bizlere kılavuz oldu. Bu yaşadıklarınızı hak etmediğinize yürekten inanıyorum. Pes etmeyip savaşacağınızı ve sonunda kazanacağınızı biliyorum… Aydınlık ve umut dolu yarınlar için mücadeleye devam…” (24 Kasım, 03:29)


Meral Köroğlu: “Umut bir AĞAÇ ise; meyveleri de koşullar ne olursa olsun üretmekten paylaşmaktan hiç vazgeçmeyen emekçi güzel insanlardır sizin gibi. Ne var ki, AĞAÇ’ın kurumaması meyvelerini sürekli verebilmesi içinde, sulanması beslenmesi gerek. Yani gürül gürül şelale gibi DAYANIŞMA şart.! Bertolt BRECHT ”Rahat Yaşama Övgü’ şiirinde anlattığı gibi, bükemediği eli öpenlerden – boş bir çuval gibi dik duramayanlardan olmamak adına, rahat yaşamı seçenek olarak kabul etmeyen başı dik onurlu sizin gibi insanlara sevgi ve saygılarımla. İNADINA TİYATRO – İNADINA SANAT – İNADINA SEVGİ – İNADINA İNSANLIK…!” (24 Kasım, 08:25)


Sultan Güner: “2014’te tanıştık ve konuştuklarını hemen hayata geçirebilen bir avuç insandık. Ardından sosyal medyadan da takip edebildiğim en üretken tiyatro hocası olma dışında hayata karşı duruşunu da hep taktir ettiklerimdensin. Çapul ve senin için ne yapabileceksek hep yanınızda olduğumu unutmayın… Kadıköy’deki kafede karşılaşmamız da çok tatlıydı. 😂👍” (24 Kasım, 17:57)


Edibe: “Çocuklar için… ‘çocuklar için’ birşeyler yapmak isteyen güzel insanlara sahip çıkılacağına… sorsak ‘nerem doğru ki’ derler… Biz yine de umutlu olalım, çocuklar için…” (24 Kasım, 22:06)


Mahmut Kaya: “İNADINA TİYATRO – İNADINA SANAT – İNADINA SEVGİ – İNADINA İNSANLIK…!” (25 Kasım, 01:42)


Melanya Belkina: “Kemal Hocam, bu dünyanın haksızlıklarına karşı sakın boyun eğmeyiniz. #OyunaDevam” (25 Kasım, 09:44)


Hale Tüblek: “Üzgünüm ki üretenin ,doğruyu savunanın, ilkelerinden ödün vermeyenlerin alaşağı edildiği bu sistemden sen de diğer arkadaşlarımız gibi payına düşeni almış oldun….Mücadelene katkı koyabileceğim ne varsa yapmaya hazırım.” (25 Kasım, 18:44)


Gönül Çolak: “Çok değerli sanatçı ve sevgili öğretmenimize yapılan bu haksızlığın düzeltileceğini umuyoruz acilen.” (27 Kasım, 23:21)


Seda Ozisik Karahasanoglu: “KEMAL HOCAM, DAHA 1. SINIFTA OLMASINA RAĞMEN SAYENİZDE TİYATROYA İLGİ DUYMAYA BAŞLAYAN OĞLUM VE ARKADAŞLARI SİZSİZ YARIM KALDILAR… ŞAŞKIN VE ÜZGÜNÜZ.” (28 Kasım, 10:29)


Meltem Işıloğlu Gedikli: “Kemal Hocam sizinle bu yıl tanışmamıza rağmen, tiyatro konusunda ne kadar başarılı ve iyi bir eğitimci olduğunuzu çocuklarımızın gözlerinde ve ilgilerinde gördüm. Üreten ve nesillere güzel eğitimler katan sizin gibi değerli insanlara düşüncelerinizden ötürü yapılan bu davranışı Kınıyor ve size yapılan bu haksızlığın en kısa zamanda düzeltilmesini diliyorum.” (28 Kasım, 14:43)


Necmiye: “İhraç edilmeniz mesleğinizi idrak edemeyeceğiniz anlamına gelmiyor hocam. Sizi takip etmeye ve okumaya devam edeceğim. Sizden öğrendiklerim var. Umarım tez zamanda adaleti yaşarız.” (29 Kasım, 10:43)


Funda: “Mesleğine olan tutkusuna her zaman hayran olduğum arkadaşım umarım görevine iade edilirsin ve çok sevdiğin çocuklarının yüzünde yine kocaman bir gülümseme olursun.” (29 Kasım, 11:17)


Bilgehan Aktaş: “Asla karamsarlığa kapılmayın, “Herkes biliyor, geminin su aldığını. Herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini. Ve herkes biliyor, zarların hileli olduğunu.” Umarım uğradığınız haksızlık yerini en kısa zamanda doğruya bırakır ve ülkenin bu karanlık günlerinde, çocuklarımıza ışık tutan başarılı bir öğretmen için elimizden bir şey gelirde yapma fırsatı bulabiliriz. Çocuklarınıza kavuşmanız dileğiyle…” (29 Kasım, 14:28)


Sibel Özbudun-Temel Demirer: “BUNLAR DA GEÇECEK; GERİYE DİRENENLER VE İKTİDARA BİAT ETMEYEN; TESLİM ALINAMAYAN SANAT VE SANATÇILAR YANİ SİZLER; KEMAL ORUÇ’LAR KALACAK… BUNDAN KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN! (29 Kasım, 16:07)


Gülizar Güneş Akman: “Karanlığı aydınlatmak suçsa bütün sanatçılar suçludur elbette. Yeni yetme bir drama lideriyim. Bu sene çalışacak okul bulamadım ve özel kurumlarda (okul değil) drama çalışmaları yapıyorum. 3 okulla prensipte anlaştık mille eğitimde takıldık. İki sene öncesine kadar çocuk tiyatrosu yapıyordum. Orada milli eğitime takıldık. hep takılıyoruz balıkçı ağı gibi biz bunlara. Farkındalığı artıran herşeye karşısınız, sanattan ödünüz kopuyor. Ne kadar engel koyarsanız koyun, gizli kapılar ardında da olsa, yerin dibinde de olsa; tiyatro yaparız, piyano çalarız, heykel yaparız(hem de sizin deyiminizle de cıbıl. Biz Ona nü diyoruz ) resim yaparız, drama yaparız… Korktuğunuz her şey yüz yıllardır yasak tanımadı tanımaz. Kemal Oruç yanındayız. Arthis Mektebi Genel Sanat Yönetmeni” (29 Kasım, 20:11)


Hayat Bayhan: “Kendini sanata, yaratıcı dramaya, mesleğine adamış, öğrencilerine iyi insan olma yönünde yıllardır klavuzluk yapan böyle büyük bir değerin haksızlığa uğramasından dolayı üzüntü duyuyoruz. En kısa zamanda öğrencilerine kavuşması dileğiyle…” (29 Kasım, 23:33)


Ecemnaz Çam: “Kaç senedir öğrencisiydim ve şu an mezun oldum hocamızın bana çok katkıları var ve ondan öğrendim şeylerle altyapımla daha iyi doğaçlamalar yapabiliyorum, oynayabiliyorum ve maalesef ki diğer devam edemeyeceği öğrencilerin çok kaybı olacak ve bu ülkede böyle bir haksızlığa yer verilmemesi gerekiyor ama maalesef adalet yok.” (30 Kasım, 19:20)


Gülşen Yıldız Onart: “Bir sanatçının üretimine, bir eğitmenin öğrencilerinin yolunu aydınlatmasına hiçbir gücün engel olamayacağını anlayacaktır elbet bu düzen. Mücadeleye devam Kemal Hocam.” (3 Aralık, 02:57)


Gülbahar: “7 yıldır drama eğitimi aldığımız değerli eğitimci Kemal Oruç kızımın ve bizim ailesi olarak hayatımızda önemli değişimler ve farkındalıklar uyandırmış değerli bir eğitmendir. Tek derdi çocukların özgüvenli yaratıcı ve daha duyarlı sanatçı insan yetiştirmek olduğunu bilhassa yaşattı ve gösterdi. Kızım bugün özel bir okulda yüzde seksen burslu olarak eğitim hakkı kazanmıştır. Bu aldığımız önemli sonucun yol gösterici ve destekleyicisi olan çok değerli ve sevgili hocamız Kemal Oruç’un görevine iade edilmesini çok sevdiği öğrencilerinden ve önem verdiği mesleğinden daha fazla uzak bırakılmamasını görevine iade edilmesini talep ediyorum.” (4 Aralık, 12:23)


Ayshecmk: “Kemal beyi sahsen tanimiyorum 11 yillik ders verdigi okuldan atilmia diye okudum ilgimi cekti okudum okudum okudum sonra kendisini arastirdim… youtubeda bir video rasladim 2016 da rengahenk programina cikmis konusmalarini dinledim…. ne istedigini bilen hedeflerine dogru giden drama dersini neden cocuklarla yaptigini dinledim vay be dedim cocuklar icine kapanik oldugu icin esyalara zrar veriyor drama dersinde kendisini nasil ifade edebilir gibi seyler ögreniyorlsr vs…. ve bu islere gönlünp koymus insanlar cocuklar icin gelecek icin mücadele eden insanlari islerine gelmedigi icin mesleginden men ediyorlar… Yazik ülkemize yararli faydali olan degerli insanlarimizin önünü kesmeye calismalarini algilayamiyorum…. daha aydinlik gelecek icin daha temiz bir genclik icin her zaman yaninizdayiz.” (21 Aralık, 00:22)


Doğa Tüzsüz: “Siz ve sizin gibi değerli öğretmenlerin , sanatçıların değerini daha kötü bir dünyayla karşılaşınca anlayacaklar. Sizin derslerinize girmek, sizinle vakit geçirmek ne kadar kıymetlidir bilemezler. Umuyorum ki yapılan bu yanlışı en kısa sürede telafi ederler…” (21 Aralık, 16:44)


Araç çubuğuna atla